1 Temmuz 2011 Cuma

Kırmızıkızsiyahsaçlarındakayboldum

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde bir anne uğurböceği varmış ve bu annenin de tam tamına sekiz adet yavrusu varmış. Bunlardan yedisi erkek biri kızmış. Hepsi birbirlerini çok severler, hiçbir zaman ayrılmazlar ve sonradan hatırlayacakları o en güzel dönemlerini büyük bir mutlulukla yaşarlarmış. Devran dönmüş, gün gelmiş ki erkekler birer yiğit olmuş, en yükseklere uçar olmuşlar. Güçlüymüşler epeyce ve vakit geldiğinde hepsi aileden teker teker, o kırmızı kanatlarını çırparak gitmişler. Geriye sadece anne ve kızı kalmış.
Kız bir garipmiş açıkçası; kanatları biraz daha güçsüzmüş erkek kardeşlerine göre ve tabi ki uçmayı beceremiyormuş. "Bunu yapamayacak bu kız. Zaten oldum olası bir garipti. Yaşıtları kadar olamadı. Şu kanatlarının rengine bak! Sarı kanat mı olur yahu". Ve tabi bunun farkında minik böceğimiz. Hüzünlü günler başlamış onun için. Biraz içine kapanık olduğu günlerden birinde zıplaya zıplaya giden bazı böcekler dikkatini çekmiş. Belki uçamayabilirler ama onun bu halinden daha iyi oldukları kesin. Kızımız, taklit etmiş çekirgeleri... Denemiş, olmamış. Denemiş, yapamamış. Defalarca tekrarlamış ve artık zıplayabiliyormuş. Belki bundan sonra da uçmayı öğrenebilirim diye umutlanmış.
Annesine anlatmış kendindeki gelişmeyi ve uzun iknalardan sonra artık kendi hayatını yaşayabilirmiş. Kızımız anasıyla vedalaşmış, zıplamış, zıplamış ve üçüncü zıplayışında bir serçe bunu yakalamış. Serçe, ağzında ki kızımızla bir pencerenin önüne konmuş.
İçeriye baktığında kablolarla uğraşan, kendi kırmızı saçları siyah çok güzel bir kız görmüş. Serçe, kızın hızlıca olan hareketlerini büyük bir dalgınlıkla izlerken, içerde oluşan ani bir kıvılcım onun ardına bakamadan uçup gitmesine neden olmuş. Kızımız, serçenin o minik gagasından kurtulmuş ve artık bilmediği diyarların içindeymiş. Pencereden içeri baktığında o güzel kızı hemen farketmiş. Yanına kadar gitmiş. Tırmana tırmana kızın ellerine kadar çıkmış. Kız, uğurböceğini farkettiği an onu çok sevmiş. Yüzünde gülücükler açmış ve onlardan daha mutlusu olamazmış. Oyunlar oynamışlar, çünkü onlar eğlenmesini çok iyi bilenlerdenmiş. Birbirlerinden hiç ayrılmamışlar. Kızımız, yitip gittiğinde bile o kırmızı-siyah kızın yüreğine en yakın olanmış. Bir ip yardımıyla olsa bile...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder