29 Haziran 2011 Çarşamba

Eller

Evvel zaman içinde bir nehir kenarında yalnız başına bir adam yaşarmış. Ömrünü ormanda geçirir, hergün orman yer, orman içer, orman yatar, orman kalkar olmuş. Hayatı bundan ibaretmiş. Ama mutluymuş adam ve gene ormanda sincapları izlediği günlerden birinde kargaların kovaladığı, yılanların saldırdığı, örümceklerin ısırmaya çalıştığı bir kız görmüş. Büyük meşe ağacının dibinde, iki büklüm olmuş, ellerini karnına saklamış, kafası daha da diplerde... Korkuyormuş kızcağız.
Adam bu durumun boktanlığını farkedip kızın imdadına yetişmiş. Orman bilirmiş severmiş ya adamı, onun bu koruma çabalarına karşılık vermemiş. O vahşice hayvanlar uzaklaşır olmuşlar. Adam kızın yanına varmış ve sakinleştirmeye çalışmış ve bir süre sonra sakinleşmişte. Ayağa kalkmış, durum vahim; kızın elleri kelepçeli. Anahtar yok mu?YOK. Ee ne yapmışlar? Tabi ki adamın evine gitmişler.
Neden bu durumda olduğunu, ne yoldayken sormuş adam ne de eve vardıklarında. Öncelikli iş kuşu özgür bırakmakta! Almış eline çekici, vur Allah vur ve zincir açılmamış. Almış eline balyozu, vur Allah vur ve tık yok kelepçe de.Kesmeye, ezmeye, dövmeye çalışmış ama kelepçe amansızmış. Kız, o kara saçlı güzel kız demiş ki adama "Ellerimi Kes. Kurtar beni bu esirlikten". Adam, olmaz demiş. Olmaz, yapamam demiş ve demişte demiş. Çünkü adam koca bir korkakmış.
Kız bir müddet öylece yaşamış. ESİİİİR. RUHU ESİİİİİR! Ve tabi ki kız günden güne çökmüş, zayıflamış. Kızın bu hali adama dert olmuş. Yaptığı hatalı seçimi ise kızın o ani bayılmaları çoğalınca düzeltmiş. Almış eline baltayı, kız anlamış olacakları. Uzatmış o narin kollarını, adam baltayı havaya kaldırmış. Bir kıza bakmış, bir ellerine ve bir de kelepçeye... Bu üçlünün beraber olmasına daha fazla dayanamamış. Sonrası ise sessizlik tabi. Tabi. Tabi, tabi. Ve kızda mutluluk. Olmayan elleriyle kocaman sarılmış adama.
Bir süre beraber yaşamışlar ve bir gün gelmiş, gökte dolunay. Kız durumun farkında. Kendisi için son hazır. Boynundan bir kolye çıkarmış, ucunda da bir anahtar; Kelepçenin anahtarı. Masaya bırakmış ve kız, o gece koşarak oradan uzaklaşmış. Artık kimseye zarar veremeyeceğini sanmış kız. Pardon "KURTKIZ". Pençeleri olmadan zarar veremezmiş. Böyle düşünmüş. Adama, pençesi olmadan da zarar verebileceği aklına gelmeden güzel bi' düşünmüş.
Adama ise eller kalmış, kızın elleri. Anahtarı da görünce masa da, anlamış ki, kız gitmiş. Asmış kapıya elleri. Anahtarda kapıda. Ne gariptir ki, bu durumu yaratan dolunay, çekip gittikten sonra hiç birşey değişmemiş. Eller hala kapıda asılıymış.

1 yorum:

  1. Çok teşekkür ederim yazı için ayrıca sitemide ziyaret etmeyi unutmayın
    http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/

    YanıtlaSil